Türkiye, Haziran ayında Avrupa Parlamenterler Meclisi Konseyi (AKPM) Hukuk İşleri ve İnsan Hakları Komitesi'ne "Schengen Sisteminin Avrupa Konseyi Üye Devletleri Tarafından Siyasi Bir Yaptırım Olarak Kötüye Kullanılması" başlıklı bir rapor sunmaya hazırlanıyor.

Rapor, Schengen vizesine başvuran Türk vatandaşlarının seyahat özgürlüklerini kısıtlayan çifte standarda son verilmesi amacıyla sunulacak.

Rapor, zorunlu Avrupa vizesinin siyasi güdümlü bir yaptırım aracı olarak kullanıldığını belirlemekte ve hareket özgürlüğünden bahsederken Schengen bölgesine üye devletlerin üçüncü ülkeler için geçerli olan "asgari ortak standart ilkelerini" benimsemesi gerektiğini belirtiyor.

Raporda ayrıca AKPM tarafından yapılan siyasi uygulamaların Schengen sistemini kötüye kullandığının da altı çiziliyor.

AKPM üyesi ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) milletvekili Ziya Altunyaldız, raporda Schengen vizeleriyle ilgili çifte standart uygulama örneklerine değindi.

Sorunun çözümü için uluslararası kuruluşların temsilcilerinin dinlenmesi, Avrupa Parlamenter Araştırma ve Dokümantasyon Merkezi (ECPRD) tarafından anket çalışması yapılması, "açık ve evrensel" kuralların herkese eşit olarak uygulanması gerektiği ve siyasi motivasyonun net bir tanımının belirlenmesi gerektiği belirtiliyor.

Raporda, AKPM'nin Schengen sisteminin insanların serbest dolaşımını sağlamayı amaçladığı ve siyasi pozisyonlar nedeniyle kişilerin hareket özgürlüğüne getirilen kısıtlamaların kabul edilemez olduğu yönündeki kararları hatırlatıldı.

Söz konusu kararlara rağmen Polonya, Ukrayna, Türk ve Rus vatandaşlarına geçmişte uygulanan siyasi nedenli Schengen kısıtlamalarına örnekler verildi.

Bu nedenle Schengen vizesinin açık ve net kurallara göre uygulanması talep edildi.

İşadamlarının Avrupa ülkelerine yapacakları iş seyahatlerinde Schengen vizelerinin süresinde ciddi sorunlar yaşadıkları, umuma mahsus pasaport sahiplerinin yeşil pasaport sahiplerine göre hem vize ücretleri hem de bekleme süreleri konusunda ciddi sorunlar yaşadıkları aktarıldı.